Mevlana Müzesi Aziziye Mah. Mevlâna Cad. No: 1 42030 Karatay / KONYA
Kayıt Tarihi 8 Temmuz 2018 / 265
Mevlana Müzesi
Faaliyet : Yer
Şehir : Konya

Yerli ve yabancı yüz binlerce turistin Konya’ya gelme nedenlerinden birisi de Hz. Mevlana’nın tüm insanlığa “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” diyerek yaptığı çağrı. Bu yüzden Konya’ya ilk defa gelenlerin vakit kaybetmeden uğradığı ilk yer, Hz. Mevlana’nın Türbesi’nin de içinde yer aldığı Mevlana Müzesi oluyor.

Mevlâna Müzesi – Konya

Mevlâna Celâleddin Rûmî’nin babası Sultânü’l-Ulemâ (Âlimler Sultânı) Bahâeddin Veled’e Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad tarafından hediye edilen Gül Bahçesi’ne 17 Aralık 1273 yılında vefat eden Hz. Mevlâna’nın kabri üzerine 1274 yılında bir türbe, 1396 yılında da çini kaplı külâh ve kubbe yaptırılmıştır. Anadolu Selçukluları döneminde yaptırılan semâhâne ve mescidin yetersiz kalması üzerine XVI. yy.da II. Selim tarafından inşa edilen semâhâne ve mescid, III. Murad zamanında matbah-ı şerîf ve dedegân hücrelerinin ilâvesiyle külliye hâline dönen Mevlâna Dergâhı Mevlevîliğin merkez âsitânesi olarak 1925 yılına kadar hizmet vermiştir.

1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra 1927 yılında yapılan düzenleme ile Konya Âsâr-ı Atîka Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

1954 yılında yapılan yeni düzenleme ile Mevlâna Müzesi adını almıştır. Müzede Hz. Mevlâna ve Mevlevîliğe ait eserler ile el yazması kitaplar, levhalar, kandiller ve mûsıkî âletleri sergilenmektedir. Müzede bulunan ihtisas kütüphanesi 1854 yılında Postnişin Mehmed Saîd Hemdem Çelebi tarafından kurulmuştur. Kütüphanede Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemine ait 2756 cilt içinde 4.000’in üzerinde el yazması eser bulunmaktadır. Kitapların tamamı CD ortamına aktarılarak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Mevlâna Müzesi haftanın her günü ziyarete açıktır. Kaynak: Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Medeniyetler Şehri Konya” broşüründen alınmıştır. Yayın No: 231 Baskı Tarihi: Kasım 2015

Mevlana Müzesi

Bugün müze olarak kullanılmakta olan Mevlâna Dergâhı’nın yeri, Selçuklu Sarayı’nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alâeddin Keykubad tarafından Mevlâna’nın babası Sultânü’l-Ulemâ Bâhaeddin Veled’e hediye edilmiştir.

Sultânü’l-Ulemâ 12 Ocak 1231 tarihinde vefat edince türbedeki bugünkü yerine defnedilmiştir. Bu defin gül bahçesine yapılan ilk defindir.

Sultânü’l-Ulemâ’nın ölümünden sonra kendisini sevenler Mevlâna’ya müracat ederek babasının mezarının üzerine bir türbe yaptırmak istediklerini söylemişlerse de Mevlâna “Gök kubbeden daha iyi türbe mi olur” diyerek bu isteği reddetmiştir. Ancak kendisi 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlâna’nın oğlu Sultan Veled Mevlâna’nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. “Kubbe-i Hadra” (Yeşil Kubbe) denilen türbe dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine 130.000 Selçukî dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin’e yaptırılmıştır. Bu tarihten sonra inşaî faaliyetler hiç bitmemiş 19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir.

Mevlevî Dergâhı ve Türbe 1926 yılında “Konya Âsâr-ı Âtîka Müzesi” adı altında müze olarak hizmete başlamıştır.1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı “Mevlâna Müzesi” olarak değiştirilmiştir.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır.

Müzenin avlusuna “Dervîşân Kapısı” ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır.

Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır.

Mevlana Müzesi ve Mevlana Türbesi Hakkında

Dört fil ayağı sütun üzerine bir Selçuklu şaheseridir. Kubbeyi hadranın dıştan 16 dilimli bir külahı vardır. Külahla silindir gövdenin birleştiği yerde Ayet-el Kürsi yazılıdır. Kubbe muhtelif motifler süs ve kufi ayetlerle bezenmiştir. Kubbenin altında Mevlâna ve Sultan Veled yatmaktadır. Mezar üzerinde en son II. Abülhamit ‘in hediye ettiği altın sim işli bir puşide örtülüdür. Kubbenin doğusunda Sultan – Ül- Ülema’nın kabri bulunmaktadır. Selçuklu ağaç işlemeciliğinin bir şaheseri olan sandukası yüksekçedir. Arka cephesi görülmediğinden ayakta imiş hissini verir. Bu sanduka Mevlâna için yapılmış, bilahare babasının üzerine kaldırılmıştır.

Ulaşım:  Mevlana Müzesi Konya’nın merkezinde bulunmaktadır. Şehre girişlerde ve şehir içinde Müzeye yönlendirme tabelaları bulunmaktadır. Müze civarına tramvay, otobüs ve minibüs ile ulaşabilirsiniz. Müze etrafında otoparklar bulunmaktadır.

1274 yılında Hz. Mevlana için yaptırılan türbe, zamanla üzerine eklemeler yapılarak bugünkü halini almış. Dolayısıyla da yıllar boyunca türbe, Konya için hep merkez konumunda olmuş ve bu yüzden müzeye ulaşım oldukça kolay.

Not: Müzeye giriş ücretleri yazımıza eklenecektir…

Turizm'de
    Yorumlar
    Henüz yorum ve değerlendirme yok, neden ilk yorumcu olmayasınız?
    Bir Değerlendirme Yapın
    Hizmet: Kalite: Güven: